Bu yazıda6 bölüm
Çocuklar neden ders çalışmaz?
“Çalışmıyor” cümlesi bir sonucu anlatır, nedeni değil. Aynı görüntünün, yani masaya oturmayan ya da oturup kalkan bir çocuğun, arkasında birbirinden çok farklı sebepler olabilir. Çözüm de sebebe göre değişir. Evde en sık karşılaşılan durumlar şunlar:
- Nasıl çalışacağını bilmiyor. Kitabı açıp okumak ya da konuyu baştan sona yeniden yazmak çocuğa çalışmak gibi gelir; sonuç alamayınca da isteği kaybolur. Ders çalışmak öğrenilen bir beceridir.
- Planı yok. Ne zaman, hangi derse, ne kadar çalışacağı belli değilse her akşam yeniden karar vermek zorunda kalır. Belirsiz iş ertelenir.
- Hedef çok büyük ya da belirsiz. “Matematiği toparla” bir hedef değil, bir dilektir. Nereden başlayacağını bilmeyen çocuk hiç başlamaz.
- Ekran ve telefon. Bildirimler, oyunlar ve kısa videolar dikkati sürekli böler. Telefon masadayken yapılan çalışma çoğu zaman yarım kalır.
- Yorgunluk ve uyku. Uzun okul günü, servis, kurs ve antrenmandan sonra akşamın sonuna sıkıştırılan çalışma verimsiz geçer. Geç yatan çocuk ertesi gün de yorgun başlar.
- Konu açığı. Önceki yıllardan biriken eksik, yeni konuyu anlamayı zorlaştırır. Çocuk “anlamıyorum” demek yerine “sıkılıyorum” der.
- Öğrenme güçlüğü ya da duygusal bir sıkıntı. Bazen okuma, yazma ya da işlem yapmakta süreğen bir zorlanma, bazen de evde, okulda ya da arkadaşlıklarda yaşanan bir sorun vardır. Bunu evde teşhis etmeye çalışmayın; aşağıda ne zaman yardım isteneceğini anlatıyoruz.
Hangisinin geçerli olduğunu anlamanın yolu sorgulamak değil, gözlemek ve sakin bir zamanda sormaktır. “Neden çalışmıyorsun?” sorusu savunma doğurur. “Bu ödevin en zor yeri neresi?”, “Hangi derste ne zaman sıkılıyorsun?”, “Bir şeyi anlamadığında ne yapıyorsun?” gibi sorular ise ipucu verir.
“Ders çalış” demek neden işe yaramıyor?
Öztuna Norman, eğitim koçluğuna başladığı yıllardan beri velinin evdeki rolü üzerine aynı noktada duruyor. 2014'te verdiği bir röportajda bunu açıkça söylüyor:
velinin çocuğuna “ders çalış” demesini engellemek gerekir.
Bu sözü bağlamıyla okumak gerekir. Aynı röportajda Öztuna Norman, o dönem yürüttüğü eğitim koçluğu merkezlerinde ödev ve takviye çalışmaların merkezde yaptırıldığı bir düzeni anlatıyor; evde çocuğunun diş dolgusunu yapmayan bir annenin eğitimde de işi uzmana bırakması gerektiği benzetmesini yapıyor. Norman Koleji bugün her eve aynı uygulamayı vaat etmiyor. Ama fikrin özü her evde geçerli: veli denetçi olduğunda ders, evin kavga konusu olur.
İki yıl sonra verdiği bir söyleşide gerilimin nasıl başladığını da anlatıyor:
Ebeveynler de çocuklarının çalışmadığını görünce çocuklarına, “git biraz soru çöz” veya “git bir şeyleri tekrar et” diyor. Nasıl çalışacağını bilmeyen öğrenciyle veliler arasında bu sefer gerilim başlıyor.
Çocuğun “ders çalış” komutundan anladığı şey belirsiz bir iştir: hangi ders, hangi konu, ne kadar, ne zaman bitecek? Belli değildir. Belirsiz bir iş ya ertelenir ya da kitabın başında oyalanarak geçirilir. Öztuna Norman'ın aynı röportajda bir eğitim koçunun birinci hedefi olarak tarif ettiği şey de bu yüzden komut değil, beceridir:
Çocuğa sürekli olarak ders çalıştırmak yerine ders çalışmayı öğretmektir
Evde ne yapılır? Adım adım
Aşağıdaki adımlar her yaşta aynı mantıkla işler. Hepsini bir haftada kurmaya çalışmayın; ilk üçüyle başlayın.
- Sakin bir akşam konuşun, sorgulamayın. Not, ödev ya da deneme sonucunun konuşulduğu anın hemen ardından değil, ayrı bir zamanda oturun. Amaç suçlu bulmak değil, neyin zorladığını anlamak.
- Haftayı birlikte plana dökün. Pazar akşamı yaklaşık on beş dakika ayırın: önce okul, servis, kurs ve spor gibi sabit saatleri yazın, sonra boş kalan zamana işleri dağıtın. Planı çocuk yazsın, siz yanında olun. Ayrıntısı haftalık çalışma planı yazımızda.
- Hedefi küçültün ve ölçülebilir yapın. “Fen çalış” yerine “bu akşam fen konusunun özetini çıkar ve on soru çöz” gibi, bittiğinde bittiği anlaşılan bir iş koyun. Küçük hedefi bitiren çocuk ertesi gün daha kolay başlar.
- Başlamayı kolaylaştırın. Çalışmanın her gün aynı yerde ve yaklaşık aynı saatte başlaması alışkanlığı güçlendirir. Masa toplu, gereken kitap ve defter hazır, telefon başka odada olsun.
- Denetçi değil, düzeni kuran kişi olun. Sizin işiniz zamanı, yeri ve sessizliği sağlamak; her soruyu kontrol etmek değil. “Çalıştın mı?” yerine “Planındaki bugünkü iş bitti mi, nerede takıldın?” diye sorun.
- Ekranı kuralla değil, anlaşmayla yönetin. Ekran süresini, telefonun gece nerede duracağını ve ders saatlerinde ne olacağını birlikte yazıya dökün; anlaşmaya sizin de uyacağınız maddeler koyun.
- Hatayı suçlamadan kayda geçirin. Yanlış yapılan soru, nedeniyle birlikte bir deftere yazılır ve birkaç gün sonra yeniden çözülür. Hata, ne çalışılacağını gösteren en iyi rehberdir.
- Emeği görün. Yalnız sonucu değil, plana uymayı, başlamayı ve vazgeçmemeyi de fark edin ve söyleyin.
- Haftanın sonunda birlikte değerlendirin. Ne iyi gitti, ne aksadı, gelecek hafta neyi değiştireceksiniz? Plan bozulduysa bırakmayın, gerçekçi hâle getirin.
Planlı çalışmanın evdeki gerilimi de azalttığını Öztuna Norman 2016'daki söyleşide şöyle anlatıyor:
Planı olan öğrenci ne yapması gerektiğini bilir ve günü gününe yapar. Bu sayede başarı da doğal olarak gelir ve evde eğitim kaynaklı gerilimler de son bulur.
Ne zaman yardım istemeli?
Plan, küçük hedef ve ekran anlaşması birkaç hafta denendiği hâlde hiçbir şey değişmiyorsa sorun yalnız alışkanlık olmayabilir. Aşağıdaki durumlardan biri varsa beklemeyin:
- İsteksizlik haftalardır sürüyor ve evdeki düzenlemelere rağmen azalmıyor.
- Uyku, iştah, arkadaşlıklar ya da eskiden sevdiği etkinliklere ilgisi belirgin biçimde değişti.
- Okula gitmek istemiyor ya da baş ve karın ağrısı gibi şikâyetler ders ve sınav günlerinde yoğunlaşıyor. Bedensel şikâyetlerde önce çocuk doktoruna başvurun.
- Okuma, yazma ya da işlem yaparken yaşıtlarına göre belirgin ve süreğen biçimde zorlanıyor; çok çalışmasına rağmen aynı hataları tekrarlıyor.
- Dikkatini toplamakta hem evde hem okulda, uzun süredir zorlanıyor.
İlk adım çocuğunuzun öğretmeni ve okulun rehberlik servisidir. Okul öncesi ve ilköğretim kurumlarında öğrencinin gelişimini bütün olarak izleyen bir rehberlik servisi bulunur; psikolojik danışman sınıf öğretmeniyle birlikte durumu değerlendirir, gerekirse çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanına ya da öğrenme güçlüğü değerlendirmesi için Rehberlik ve Araştırma Merkezi'ne (RAM) yönlendirir. Etiket koymak için acele etmeyin; ne “tembel” ne de başka bir tanı, uzman değerlendirmesi olmadan söylenmemeli.
Yaşa göre küçük farklar
İlkokul
Bu yaşta amaç ders çalışma alışkanlığının kendisidir. Ödev kısa tutulur, her gün aynı saatte ve aynı yerde yapılır. Veli yakındadır ama ödevi yapan çocuktur; takıldığı yerde ipucu verilir, cevap verilmez. Her gün birlikte okunan birkaç sayfa kitap, çalışma düzeninin en değerli parçasıdır.
Ortaokul
Ödevin yanına konu tekrarı ve soru çözümü eklenir; plan artık ders programına göre yazılır. Deneme sonuçları sorgu konusu değil, hangi konunun tekrar edileceğini gösteren bir listedir. Sınav yılı yaklaşırken neyin değiştiğini LGS yılı yazımızda anlatıyoruz.
Lise
Planın sahibi artık öğrencidir; velinin rolü dinlemek, zemini hazırlamak ve gerektiğinde öğretmenle görüşmektir. Hedef, meslek seçimiyle anlam kazanır; neden çalıştığını bilen genç daha kolay başlar. Ekran anlaşması bu yaşta dayatılmaz, yeniden konuşularak güncellenir.
Okulla aynı dili konuşmak
Evde kurulan düzen, okuldaki düzenle aynı dili konuştuğunda daha kolay yerleşir. Plan sayfasını çocuğunuzun öğretmeniyle paylaşın, ödevlerin ve sınavların takvimini birlikte izleyin, rehberlik servisinin veli görüşmelerine katılın. Ders çalışmak bir kez kurulan değil, her yıl yaşla birlikte yeniden ayarlanan bir alışkanlıktır.
Gezide çalışma düzenini sorun.
Norman Koleji'nin kurucusu Öztuna Norman 1994'ten beri matematik öğretmeni, 2006'dan beri eğitim koçu. Okulda plan, hedef ve çalışma düzeninin nasıl kurulduğunu, rehberlik servisinin velilerle nasıl çalıştığını ve koçluk anlayışımızı gezide yüz yüze anlatıyoruz. Gezi ücretsizdir, yaklaşık 45 dakika sürer ve kayıt değildir. Yaşamkent 3262. Sokak No:3, Çankaya.
Kaynaklar
- Eğitimin Geleceği Eğitim Koçluğu (Ankara Life Dergisi röportajı). Öztuna Norman'ın kişisel blogu, Ocak 2014, Derginin yayın tarihi ve sayısı doğrulanmadı; tarih blog yayınıdır..
- 12 yılın emeğini tek sınava sığdırmayın (Öztuna Norman söyleşisi). Anadolu Gazete, 27 Nisan 2016, Wayback Machine arşivi; özgün adres artık açılmıyor..
- Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği, madde 9 (rehberlik servisi). Millî Eğitim Bakanlığı, mevzuat.gov.tr, Resmî Gazete 28.07.2026 değişikliğiyle güncel metin.
- Family Media Plan (Aile Medya Planı aracı). American Academy of Pediatrics, HealthyChildren.org, Ekran süresi anlaşması için örnek alınan aile planı aracı (İngilizce)..
Mevzuat atıfları bilgi amaçlıdır, hukuki görüş değildir. Kaynaklara 5 Ekim 2026 tarihinde erişildi.